Berlin duvarının yıkılması ve tarihçesi

Berlin duvarı yapılışı, yıkılışı ve tarihçesi

Berlin duvarı 13 Ağustos 1961 yılında inşa edildiğinde, Batı Berlin’e kaçmak isteyen Doğu Almanları engellemeyi amaçlıyordu. Ancak Berlin duvarı sadece iki Almanya’yı birbirinden ayırmadı, dünyayı ikiye böldü. Berlin duvarının yıkılması da benzer bir etki yarattı ve iki kutuplu dünya duvarın taşlarıyla birlikte yok oldu. Berlin duvarı, tarihçesiyle de ders oldu.

Berlin duvarı yapılışı, yıkılışı ve tarihçesi
2. Dünya Savaşı’nı kazanan 4 ülke Almanya’yı 4’e bölüp işgal etti

2. Dünya savaşı sonunda Berlin’in durumu

2 . Dünya Savaşı sona erdiğinde Almanya dört parçaya bölünmüştü. Bu parçalar ABD, Büyük Britanya, Fransa ve Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmişti.

Başkent Berlin, Sovyetler’in işgali altında bulunan Doğu Almanya’daydı. Yine de 2. Dünya Savaşı’nın kazananları Berlin’i de tıpkı Almanya gibi dört parçaya bölüp paylaştılar. Ancak Naziler karşısında oluşan bu zoraki birlikteliğin dağılması çok uzun sürmeyecekti. Komünist Sovyetler Birliği ile diğer üç ülke arasındaki ilişkiler çok geçmeden bozuldu ve müttefiklik yerini gerilime bıraktı.

İlişkilerin bozulmasına, ABD, Büyük Britanya ve Fransa’nın Sovyetler Birliği’nin karşı çıkmasına rağmen 1948’de para birimi reformunu hayata geçirip, Alman Markı’nı uygulamaya koyması neden oldu. 24 Haziran 1948’de Sovyetler, Batılı güçlerin kontrolündeki Berlin’in bölgelerine giden tüm karayollarını kapattı. Tarihe Berlin ablukası olarak geçen olay Soğuk Savaş’ın da başlangıcı olacaktı.

Abluka üzerine Batılı güçler bir hava köprüsü kurdu ve günde yaklaşık 5 bin ton yardım malzemesini 2 milyon nüfuslu Batı Berlin’e taşıdı.

Sovyetler 1949 yılında ablukayı kaldırdı ancak artık savaş başlamıştı.

En solda İngiltere başbakanı Attlee, ortada ABD başkanı Truman, en sağda ise Rusya devlet başkanı Stalin. 3 lider Berlin’in biraz dışındaki Potsdam kentinde bir araya geldiler ve Almanya’yı nasıl bölüşeceklerini görüştüler. 2 Dünya Savaşı’nı kazanan ülkelerin liderleri bu fotoğrafta gülümseseler de yakın zamanda yine Almanya’da yaşanan gerilim sonrasında Soğuk Savaş başlayacaktı

Federal Almanya ve Doğu Almanya kuruldu

Berlin ablukası Batı Almanya’nın kuruluşunun da önünü açtı. Tek çatı altında toplanan ABD, Büyük Britanya ve Fransa işgal ettikleri bölgeleri Federal Almanya ismiyle birleştirdiler. Bunun üzerine Sovyetler, işgal ettiği ve Almanya’nın doğusunda bulunan alanda “Doğu Almanya” adıyla komünist bir rejim kurdu.

İşin ilginci, Berlin’in tamamının bu komünist ülkenin topraklarıyla çevrilmiş olmasıydı. Böylece Batı Berlin, komünist bir denizin ortasındaki kapitalist bir ada gibi ortada kaldı.

2. Dünya Savaşı sonrasında 4 büyük güç Almanya’yı 4 parçaya bölüp işgal etmişti. Aynı şekilde Berlin’de 4 parçaya bölünüp paylaşılmıştı. Ancak asıl sorun, Berlin’in tamamen Sovyetler’in kontrolündeki bölgede kalmasıydı

Kapitalizm Federal Almanya ve Batı Berlin’i kalkındırdı

Soğuk Savaş’ın başlamasıyla dünya iki kutba ayrıldı; Komünist blok ve kapitalist blok. İkiye bölünmüş Almanya ve komünist dünyanın içinde kalan Batı Berlin adeta kapitalizmin reklam yüzü olmuştu. Kapitalist ülkeler reklam için gereken harcamaları yapmaktan çekinmediler.

Başta ABD’nin gücünü arkasına alan Federal Almanya kapitalist bir ekonomi kurdu. Almanya’nın her iki parçası da savaşta büyük yıkım yaşamıştı. Ancak Federal Almanya Batılı ülkelerin de desteğiyle hızla gelişmeye başladı. Böylece tek millete ait iki devlet arasındaki ekonomik fark hızla ortaya çıkıyordu.

Kapitalist modeli seçen Federal Almanya’da yaşayan Almanlar, güzel bir hayat sürüyor, istediklerini satın alabiliyor, istedikleri gibi seyahat edebiliyorlardı. Halbuki komünist sistemle yönetilen Doğu Almanya’da yaşayan Almanlar için imkanlar çok kısıtlıydı. Sovyetler destek vermek yerine, işgal ettiği topraklarda bulunan makine ve teçhizatları ülkelerine taşımıştı. Ayrıca komünist bir sistemle yönetildiği içinde bireysel özgürlükler oldukça sınırlıydı. Satın alma ve seyahat özgürlüğünün olmaması ve ekonomik geri kalmışlık kısa sürede Doğu Almanya’da yaşayan Almanlar için Batı Berlin’i cazip bir kaçış noktası haline getirdi.

Berlin duvarı henüz inşa edilmemişken sınır çizgisini geçen Batı dünyasına adım atmış sayılıyordu ve hemen korumaya alınıyordu

Doğu Almanlar Batı Berlin’e kaçtı

Doğu Almanya aslında tam anlamıyla 1952 yılında kuruldu. Ancak o tarihe kadar Sovyetler’in işgali altında yaşayan Almanların bir çoğu Batı’ya geçmek istedi. Sovyetler bir kısmının geçişini engellese de yüz binlerce kişi Batı Berlin’e geçmeyi başardı.

Batı Berlin Doğu Almanya’nın toprakları ile çevrili olsa da Federal Almanya’ya bağlıydı. Dolayısıyla oraya geçen herkes, bir anlamda kapitalist dünyaya sığınmış oluyordu. Bir süre Berlin’de bekletilen Doğu Almanya göçmenleri, ardından uçaklarla Federal Almanya’nın diğer bölgelerine taşınıyordu. Gelenlerin çoğu gençlerdi ve iyi eğitilmişlerdi. Bu da Doğu Almanya’nın hızla iş gücünü kaybetmesine neden oluyordu. 1950-1961 yılları arasında yaklaşık 2.5 milyon kişi Doğu Almanya’dan Batı Berlin’e kaçmıştı.

Doğu Almanya’nın ve komünist blokun artık bu göçe bir son vermesi gerekiyordu. İlk seçenek Batı Berlin’in ele geçirilmesiydi.

Sovyetler Birliği’nin desteklediği Doğu Almanya, Batı Berlin’i ele geçirmek için birkaç kez girişimde bulundu. Ancak ABD ve Batılı güçler buna izin vermeyeceklerini açık açık belirttiler. Hatta zaman zaman ABD ve Sovyetler birbirlerini nükleer güç kullanmakla bile tehdit ettiler. Hatta yakın zamanda ortaya çıkan bazı belgeler, olası bir savaşta ABD’nin Doğu Berlin çevresine 91 adet atom bombası atmak için planlar yaptığını bile gösterdi.

Doğu Almanya’nın bir şeyler yapması gerekiyordu. 1961 yılı geldiğinde bir duvar örülmesi fikri ortaya çıktı.

Berlin duvarı yapılışı, yıkılışı ve tarihçesi
Berlin duvarı 13 Ağustos 1961 tarihinde inşa edildi

1961’de Berlin duvarı yapıldı

İki Berlin’in bir duvarla ayrılacağı söylentileri henüz duvara dair ortada en ufak bir işaret yokken başlamıştı. Ancak kimse duvarın bu kadar hızlı bir şekilde inşa edileceğini düşünmemişti.

Aslında iki Berlin önce dikenli tellerle ayrıldı. 1961 yılında 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece binlerce inşaat işçisi ve asker kamyonlarla Berlin’e girdi. Beton direkler ve dikenli tellerle Batı Berlin’i Doğu Almanya’dan tamamen ayırdılar. Ayrıca telefon telleri kesildi ve demiryolu hattı da kapatıldı. İki Berlin’in birbirleriyle konuşması dahi istenmiyordu.

Bir kaç gün sonra beton bloklar yerleştirilmeye başlandı. Böylece iki Berlin’in sadece geçiş ve iletişimleri değil, birbirlerini görmeleri bile engellenecekti.

1965 yılında beton duvarlar çelik kirişlerle desteklendi. 1975-80 yılları arasındaysa duvar daha da yükseltildi.

Berlin duvarı sadece iki Berlin’i birbirinden ayırmıyordu. Aynı zamanda Batı Berlin’i tüm Doğu Almanya’dan ayırıyordu. Çünkü 155 kilometre uzunluğundaki Berlin duvarı tüm Batı Berlin’i çevreliyordu.

Üstelik sadece duvar yoktu. Araçlarla duvara çarpıp diğer tarafa geçmeyi engellemek için hendekler, elektrikli teller, köpeklerle devriye gezen askerler, 302 gözetleme kulesi ve mayın tarlaları da bulunuyordu.

Batı Berlin’i çevreleyen duvar sadece bir yerde kesiliyordu. Burası izni olanların diğer tarafa geçmesini sağlayacak olan sınır geçiş noktasıydı. Bu noktanın Batı Berlin tarafındaysa bugün bile ziyaret edilebilen Checkpoint Charlie bulunuyordu. Checkpoint Charlie, Batılıların sınırı geçmeleri için ana erişim noktasıydı. Checkpoint Charlie, kısa sürede Soğuk Savaş’ın simgelerinden biri haline geldi. Bugün Berlin Duvarı Müzesi bu noktada bulunuyor ve müze Checkpoint Charlie olarak anılıyor.

Berlin Duvarı kaçışları engelleyemedi

Berlin Duvarı, kitlesel göçü engelledi ancak Batı’ya geçmek isteyenleri tümüyle caydıramadı. Duvarın ayakta durduğu 28 yıl boyunca yaklaşık 5 bin kişi çeşitli yöntemlerle Batu Berlin’e geçmeyi başardı.

İlk denemeler görece olarak ilerleyen yıllara kıyasla daha basitti. Doğu Almanlar, binaların Batı Berlin’e bakan pencerelerinden atladılar. Bunun üzerine pencereler duvar örülerek kapatıldı.

İlk başlarda alçak bir duvar olarak yapılan Berlin duvarı her seferinde daha da yükseltildi

Duvara iple tırmanma ve merdivenle kaçma denemeleri sonrası duvara yakın alan tamamen boşaltıldı. Sınıra yakın binalar yıkıldı “Ölüm Hattı” adı verilen tel örgülerle Berlin duvarı arasında bir boşluk oluşturuldu. Bu geniş alan sayesinde askeri personel duvara ulaşmaya çalışanları hedeflerine ulaşmadan görebiliyor, gerekirse vurarak durduruyordu. 1961 yılında 29 kişi bu hattı geçmeye çalışırken öldürüldü.

Kamyonlarla duvara toslayarak kaçma girişimleri nedeniyle duvarın önüne hendekler kazıldı.

Kanalizasyondan kaçanlar olunca kanalizasyonlar betonlarla dolduruldu.

Zamanla Berlin duvarını geçmek daha da zorlaştırıldı. Ancak kaçmak isteyenler farklı yöntemler denemeye devam ettiler. Çoğu sınıra uzak binaların altından tünel kazarak Batı Berlin’e geçmeye çalıştı. Sınırı geçme girişimlerinin en ilginçlerinden biri ise sıcak hava balonuyla yapılandı. Bir grup Doğu Almanyalı, bez parçalarından yaptığı sıcak hava balonuyla Batı Berlin’e geçmeyi başardı.

Ancak her deneme başarıyla sonuçlanmadı Doğu Almanya sınır muhafızlarının kaçmak isteyenleri uyarmadan vurma yetkileri vardı. Sınır muhafızları 28 yıl boyunca bu yetkilerini defalarca kullandılar. Yaklaşık 250 kişi sınırı geçme girişimleri neticesinde hayatından oldu.

18 yaşındaki Peter Fechter duvara tırmanırken vuruldu ve ölene kadar kimsenin yardım etmesine izin verilmedi. Yaralanan Fechter’in uzun süre yardım çığlıkları attığı ve sonunda öldüğü söyleniyor

Peter Fechter olayı

Bu 250 kişiden en bilineni ise 1962’de duvarı geçmek isterken hayatını kaybeden 18 yaşındaki Fechter’di. 18 yaşındaki iki erkek koşarak duvara tırmandı. İlki sınırın diğer tarafına geçmeyi başardı ancak Fechter sınır muhafızları tarafından vuruldu ve sınırın Doğu Almanya tarafına düştü.

Fechter ölmemişti. Doğu alman askerler Fechter’e yardım edilmesine izin vermedi. Fechter saatlerce acı içinde bağırdıktan sonra hayatını kaybetti. öldü. Fechter’in anıtı ve heykeli 2011 senesinde öldüğü yere dikildi.

ABD başkanı Ronald Reagan 1987 yılında Berlin’deki Brandenburg Kapısı önünde yaptığı konuşmada Sovyetler Birliği devlet başkanı Gorbaçev’e seslenmiş ve “Sayın Gorbaçov bu duvarı yıkın!” şeklinde seslenmişti

1980’ler Sovyetlerin çöküşü başladı

Komünizm Rusya dışındaki Doğu Bloku ülkelerine tabandan yayılarak gelmemişti. 2. Dünya Savaşı’nda Nazileri yenen Ruslar, Avrupa’nın ortalarına kadar ilerlemiş, ele geçirdiği ülkelerde de komünist bir sistem kurmuştu.

Bolşevik devrimi sonrasında Avrupa’da gerçekleştirilen sosyalist hareketler sosyalizmin dünyaya yayılması için büyük önem taşıyordu. Çünkü o dönemde yaygın görüş, ırk, milliyet gibi birleşmeler yerine sınıfsal birleşimin sağlanmasıydı. Böylece bütün işçi sınıfı birleşecek ve tüm dünyada sosyalizmin iktidarı sağlanacaktı. Ancak önce Avrupa sonra Asya’da yaşanan başarısızlıklar enternasyonal sosyalizm görüşünün çökmesiyle ve tasfiyesiyle sonuçlandı. Geriye Stalin’in tek ülke sosyalizmi kalmıştı, yani Rusya.

Rusya Soğuk Savaş’ın sürdüğü yıllar boyunca Doğu Blok’unun ana gücü oldu. Ancak Çin’le girilen rekabet, Afganistan’da yaşanılan ağır yenilgi ve bütçesinin büyük bir bölümünü savunma sanayisine ayırmak zorunda kalışı Rusya’nın askeri güçlerini ve desteğini diğer Doğu Bloku ülkelerinden çekmesine neden oldu.

Doğu Almanlar sokaklara döküldü

1988’de ve 1989’da Polonya, Macaristan ve Çekoslovakya’da Komünizm gevşetildi ve ılımlı bir yönetime geçildi. Artık Batı ülkelerine gitmek isteyen Doğu Almanyalıların önünde Batı Berlin dışında seçenekler vardı.

1989’da Doğu Almanya’da protesto gösterileri başladı. Dönemin lideri Erich Honecker göstericileri şiddet kullanmakla tehdit etti. Gorbaçov da desteğini çekince Honecker istifa etmek zorunda kaldı. Yerine geçen Egon Krenz şiddetle sorunların çözülemeyeceğini düşünüyordu. Krenz önce seyahat kısıtlamalarını gevşetti. 9 Kasım 1989 akşamında yapılan bir açıklamayla da sınır geçiş noktalarındaki kontrol tamamen kaldırıldı.

Berlin duvarı yapılışı, yıkılışı ve tarihçesi

Berlin Duvarı bir gecede yıkıldı

Doğu Almanya vatandaşları şoktaydı. Bir gece ansızın konular sınırlar, yine bir gecede kaldırılmıştı. Açıklama sonrasında Doğu Almanlar biraz da çekinerek duvara ve geçiş noktalarına yanaştı. Sınır muhafızları gerçekten geçişlere izin veriyor, herhangi bir müdahalede bulunmuyordu.

Kısa sürede sınırın Batı Berlin tarafında da on binlerce kişi toplandı. Duvarın her tarafı insanlarla dolmuştu. Ardından Almanlar 28 yıldır ülkelerini bölen bu duvarı ellerindeki çekiçlerle, keskilerle parçalamaya başladılar. İnsanlar duvarı yıkıyordu. Duvara vurulan her kazma, her çekiç, her keski, Soğuk Savaş’ın da bittiğini simgeliyordu.

İnsanlar tüm gün duvarı kırmaya devam ettiler ve 10 Kasım 1989 gecesi çok büyük bir kutlama yaptılar.

Berlin Duvarı yıkıldıktan yaklaşık 1 yıl sonra da Doğu ve Batı Almanya birleşerek bugünkü Almanya’ya dönüştü.

Berlin duvarı yapılışı, yıkılışı ve tarihçesi

Bugün Berlin duvarının küçük bir kısmı yaşananların unutulmaması için Berlin’de ayakta duruyor. Büyük bir kısmı ise müzelerde, insanların evlerinde bulunuyor. Şimdi bazıları duvarın o parçalarına bakıp 28 yıl boyunca çekilen acıları ve Fechter gibi özgürlüğe koşarken hayatını kaybedenleri, bazıları da 10 Kasım gecesi duvarın önünde yaşanan heyecanı, sevgiyi, sevinci düşünüyor.

1 YORUM

  1. Berlin duvarının parçaları bugün birçok ülkede sergileniyor. Özellikle bugün Avrupa birliğine üye olmuş doğu bloku ülkelerinin müzelerinde.

CEVAP VER

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı buraya yazınız